|
Nevşehir
Tava hakkında kısaca bir bilgi vererek başlamak istiyorum.
Dedemden babama, babamdan da bana kalan asırlık bir maziye sahip özel bir
lezzettir. Bu yemeğin diğer yöre yemekleri gibi yaygınlaşmamasının tek
sebebi bence az miktarda mutfakta yapılabilecek bir yemek türü
olmamasından kaynaklanmaktadır. Babam 1980 senesinde yaşlılık nedeniyle
dükkanını kapatmıştır.
2000 senesinde emekli olup Nevşehir'e döndüğümde, tavacılardan olduğumu
anlayan herkes 'küs kardeşler
ve şoo masaya suğan virilecamış'
diyerek yokluğundan
şikayet ediliyordu. Birde
'kimselere öğretmeden gittiler'
sözünün benim omuzlarıma vebal yüklediğini düşünerek Nevşehir Tava'yı
yeniden başlatmaya karar verdim.
Nevşehir Tava diye Google girildiğinde ilk başlığa tıklarsanız
Belediyemizin çıkardığı dergide Atilla YAYIM hocamızın bir yazısı
yayımlandı orada anlatılıyor. Maddi imkansızlık nedeniyle yapamadığım
için belediyeye başvurarak sahip çıkılmasını istedim. Başkan
Yalçın Demir Türkmen
evi olarak yapılan yeri göstererek:
-Burada yapabilirsin dedi, fakat seçimlerde kaybedince gerçekleşemedi.
Hasan Ünver
koltuğa oturur oturmaz dosyayı önüne koyduk:
-Sayın başkan bu işin sağı solu yok, seni beni de yok, bu iş Nevşehir'in
işidir dedik, başkan isi:
-Hay hay çok güzel olur belediye olarak görevimizdir dedi. Yabancı
olduğu için Nevşehir Tava'yı tanımadığından babamın vefatı nedeniyle
yaptığımız Tavadan 15 kişilik bir gurup halinde kendisine ikram ettik.
Ve orada (yapılan taklidine karşı) eğer Nevşehir Tava bu ise onunla
kıyas dahi edilemez, size istediğiniz mekanı tekstil fabrikası sahasında
yapacağım kültür merkezi içinde hazırlatacağım, sözü verdi şahitler
önünde. (Google'den Nevşehir Tava diye girildiğinde çıkan sayfada
'secen50' rumuzuyla l6.l2.2006 tarihinde yazılan yorum tahmin ediyorum,
l5 kişilik gurubun içinde bulunan başkan yardımcısı
Atilla Seçen
dir. Buda ispattır.) 2007 Şubat ayına kadar bekledik inşaat bitmek
üzereyken inşaatı görmeye gittik anladık ki bizim için yapılan bir şey
yok. Bu güne kadar yaşananları anlatmam yersiz olur diye geçiyorum.
(Tartışmaya girilirse tüm ayrıntıları anlatırım) Bundan sonra bayrağı
devralacak olan kardeşim Mehmet Ulkat'la birlikte gücümüz nispetinde
bişeyler yapmaya karar verdik ve eski göreme otelinin arkasında mütevazi
bir yer açtık. Burada dokuz ay kadar çalıştık, aradığımız potansiyeli
bulamadığımız için kapatmak zorunda kaldık. Bu zaman zarfında yabancılar
müdavimimiz oldu yerlilerden de bu lezzeti tekrar taddırdığımız için çok
dua ve teşekkür aldık. Büryan kebabı için, Bitlis ve Siirt
milletvekilleri,valileri ve belediye başkanlarının nasıl mücadele
ettiklerini bildiren gazete haberi ile birlikte Nevşehir'in tarihine ve
kültürüne sahip çıkamadığım, Nevşehir Tava'yı yaşatamadığım için
müşterilerimden özür dileyen bir bildiri yayınlayarak noktayı koydum. Bu
bildiriyi Milletvekilleri dahil tüm ilgisi gereken makam ve kişilere
gönderdim. Bir tek cevap alamadım. İlk kez düzenlenen Nevşehir
sevdalıları gününü organize edenlere sormak isterim, bu sevda nasıl bir
sevdadır. ?
Tavanın
yapılış tarifi verilemez ana hatlarıyla:
kuzu eti bütün
olarak tepsilere konulur. İs olmayacak şekilde yakılan taş fırına
tepsiler dizilir. Fırın büyüklüğüne göre et miktarı değişir. Mesela iki
metreye kadar çapı olan fırında 35 - 40 kilodan aşağı olmamak kaydıyla
yapılabilir. Bundan sonraki işlemler gözlemle yapılır. Şu şu kadar, şu
şöyle denilemez fırın ısısıyla alev yüksekliği işin akışını
değiştirebilir. A dan Z ye bu işlem 15 - 16 saat sürebilir. Zaman
açısından etin kalitesi de büyük bir etkendir.
Nevşehir Tava'nın yaşatılması çok gereklimidir, yoksa olsa da
olur, olmasa da olur diye boş vererek Tarihe gömülmesi ve Atilla Hocamın
dediği gibi gelecek nesiller , bizim bilmediğimiz bir Nevşehir Tavası
yemeğimiz varmış diye hatırlansına mı bırakmalıyız.?
Bayram
Ulkat
|